DİNİ HİKAYELER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DİNİ HİKAYELER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Nisan 2008 Pazartesi
Şeytanın Dilinden
Kul namaz kilmak isteyince, ona vesvese veririm. Henüz vakit var, mesgulsün, isini bitir, sonra kilarsin, derim Namazini geciktiremezsem, insan seytanlarindan birini yollarim ve namazini geciktiririm Onu da yapamazsam, o kula namazda musallat olurum. - Saga bak, sola bak, - derim, Bakinca da yüzünü oksar, alnindan öperim. Sonra da „namazin bozuldu" diye vesvese verir namazdan cikaririm Saga sola baktiramazsam, yalniz basina namaz kildiginda yanina giderim. Cabuk kilmasini emrederim. Horozun yem yedigi gibi cabukca kildiririm Bunu da yaptiramazsam, cemaâtle namaz kilarken, basina bir gem takarim vebasini imamdan önce secde ve rükûya gotürürüm ve namazini bozarim. ALLAH (c.c.) ise böylelerini kiyâmette esek basli olarak hasreder, diyor Bunu da yaptiramazsam, namazda parmaklarini cikirdatmasini emrederim. Böylece beni tesbih eder Miskinlere, zavallilara giderim, namazi birakmalarini emrederim. -Namaz size göre degil, siz rizkiniza bakin, isinizde calisin derim Hastalara giderim, hastaya zorluk yoktur, iyi olunca kilarsin derim. Hattâ, hastayi isyân ettirir, küfre bile sokarim..
22 Şubat 2008 Cuma
TEBAREKE SÜRESİ VE KABİR AZABI
Ibni Abbas radıyallahu anh anlatıyor: Resûlüllah aleyhisselâmın sahabîlerinden birisi, bilmeyerek, çadırını bir mezarın üzerinde kurdu. Bir de baktı ki; mezarın içinde bulunan kişi Tebârekellezî biyedihi'l mülk Sûresini okuyor. Mezardaki insan sûreyi bitirdikten sonra, bu sahabı kalkıp Peygamber aleyhisselâmın huzuruna geldi ve:
— Ey Allah'ın Resulü! Farkına varmadan bir kabir üzerine çadır kurdum. Bir de mezar içindeki insanın «Tebâreke»yi sonuna kadar okuduğunu duydum, diye anlattı.
Bunun üzerine Peygamber aleyhisselâm şöyle buyurdu:
— O sûre koruyucudur, o sûre kurtarıcıdır; kabir azabından kurtarır. (Tirmizî)
BÜYÜK DİNİ HİKÂYELER Cilt1
Hazırlayan: İbrahim Sıddık İMANOĞLU
26 Ocak 2008 Cumartesi
Allah (c.c.) ve İnsanoğlu
Ebû Hureyre radıyallahu anh Peygamber aleyhisselâmın şöyle buyurduğunu anlatıyor: Allahü Teâlâ kıyamet gününde şöyle buyuracaktır:
- Ey insanoğlu! Ben hasta olmuştum da sen ziyaretime gelmemiştin.
insanoğlu:
- Ey Rabbim! Ben senin ziyaretine nasıl gelirdim ki, Sen âlemlerin Rabbisin, diyecektir. Allahü Teâlâ:
- Bilmiyor muydun ki, o hasta kulumun ziyaretine gitseydin benim rızâmı ve ecrimi o hasta kulumun yanında bulacaktın, buyuracaktır.
Yine Allahü Teâlâ:
- Ey insanoğlu! Bana yedirmeni istemiştim de, sen bana bir şey yedirmemiştin ki, sen âlemlerin Rabbisin, diye cevap verecektir. Allahü Teâlâ:
- Bilmiyor muydun ki, filan kuluna kendisine bir şey yedirmeni istemişti de", sen ona yiyecek bir şey vermemiştin. Eğer ona yiyecek bir şey vermiş olsaydin, bunun ecrini bende bulacaktin, buyuracaktir.
Yine Allahü Teâlâ:
- Ey insanoğlu! Senden su istemiştim de sen bana su vermemiştin, buyuracaktır, insanoğlu da:
- Ey Rabbim, ben sana nasıl su veririm ki, Sen âlemlerin Rabbisin, diyecektir. Allahü Teâlâ:
- Filan kulum senden su istemişti de sen ona su vermemiştin. Eğer vermiş olsaydin, bunun sevabini bende bulacaktin, buyuracaktir.
(Müslim)
BÜYÜK DİNİ HİKÂYELER Cilt1
Hazırlayan: İbrahim Sıddık İMANOĞLU
13 Ocak 2008 Pazar
İSLAM VE ÎMAN
Hazreti Ömer bin Hattâb radıyallahü anh anlatıyor: Bir gün biz, Peygamber aleyhisselâmın yanında iken birden, elbisesi bembeyaz sakalının kılları ile saçları kapkara, üzerinde yolculuk eseri görünmeyen, hiçbirimizin tanımadığı bir adam geliverdi. Peygamber aleyhisselâmın tâ yanına oturdu. Diz kapaklarını O'nun diz kapaklarına dayadı. Ellerini dizlerine koydu Ve: — Ey Muhammed, bana islâm'dan haber ver? dedi. Allah'ın Peygamberi:
— islâm, Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed aleyhisselâmın Allah'ın Resulü olduğuna şehâdet etmen, namaz kılman, zekât vermen, Ramazan ayında oruç tutman, yol bakımından gücün yettiği takdirde hacc etmenden ibarettir, buyurdu.
Adam:
— Doğru söyledin, dedi.
(Hazreti Ömer) Biz buna hayret ettik. Hem soruyor, hem de Hazreti Peygamberi tasdik ediyor.
Adam devam ederek:
— Bana îman nedir? anlat, dedi. Allah'ın Peygamberi:
— iman, Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe ve bir de hayır ile şer (herşey) in Allah'ın takdiri ile olduğuna inanmandan ibarettir, diye cevap verdi.
Adam:
— Doğru söyledin, dedi ve:
— İhsan nedir? diye sordu.
Allah'ın Peygamberi: .
— İhsan, Allah'ı görür gibi kendisine ibadet etmendir. Çünkü sen O'nu görmesen de, O seni görür, buyurdu. Adam:
— Bana kıyametin zamanından haber ver? dedi. Peygamber aleyhisselâm:
— Bu meselede kendisine sorulan kişi, sorandan daha bilgili değildir, dedi. Adam son olarak:
— O'nun (kıyametin) alâmetlerinden bana haber ver, dedi. Peygamber aleyhisselâm:
— Cariyenin efendisini doğurması; yalın ayaklıları, çıplakları, fakirleri ve koyun çobanlarını yapılarının yüksekliği ile övünür ve yarış eder oldukları halde görmendir, buyurdu.
(Hazreti Ömer) Sonra bu adam gitti ve ben, bir süre Peygamber aleyhisselâmın huzurundan ayrıldım; sonra kendisine vardığımda; Peygamber aleyhisselâm:
— Ey Ömer, soranın kim olduğunu biliyor musun? diye sordu.
— Allah ve Resulü en iyi bilir, dedim. Bunun üzerine Peygamber aleyhisselâm:
— O, Cebrail'dir; dininizi öğretmek üzere size geldi, buyurdu.
(Buharî, Müslim, Ebû Davud, Tirmizî, Neseî)
BÜYÜK DİNİ HİKÂYELER Cilt1
Hazırlayan: İbrahim Sıddık İMANOĞLU
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)